3 maç izledik bu hafta, kimilerine göre başarılı savunma hatları kimilerine göre ise yanlış planlanan hücum varyasyonları neticesinde, 3 büyük takım toplamda 3 puanı ancak toplayabildiler.Seyir zevki yüksek karşılaşmalar olmadığı ise hepimizin kabul ettiği bir gerçek.

Gerek karşılaşmaları izlediğimizde gerek ise istatistiklere baktığımızda dikkatimizi çeken bazı noktalar var.

Topla Oynama Yüzdeleri ;

Galatasaray – Eskişehirspor % 61-39

Trabzonspor – Fenerbahçe % 32-68

Beşiktaş – Çaykur Rizespor % 71-29

İsabetli Şut Sayıları ;

Galatasaray – Eskişehirspor 2-3

Trabzonspor – Fenerbahçe 2-3

Beşiktaş – Çaykur Rizespor 4-2

Bu rakamlar bize 3 karşılaşmada da benzer senaryoların işlediğini, gol pozisyonlarının az olduğunu, Ertuğrul Sağlam, Vahid Halilhodziç ve Mehmet Özdilek’in benzer mantaliteler ile takımlarını sahaya sürerek güçlü rakiplerinden 1’er puan aldıklarını gösteriyor. Maçların ardından yaptıkları açıklamaları dikkate alırsak, istediğini alan 4, alamayan 2 teknik adam olduğunu görürüz. Peki maç özelinde teknik adamların planlarını incelersek, neleri öngördükleri, neleri hedefledikleri, neleri başarıp neleri başaramadıkları sorularının cevaplarını bularak hangi teknik adamın başarılı hangisinin başarısız bir hafta geçirdiğini ortaya koyabilir miyiz ?

Galatasaray – Eskişehirspor

Cesare Prandelli

Prandelli’nin Galatasaray’da uygulamak istediği sistem kendisini göstermeye başladı. Hocanın kafasında Pirlo-Gattuso-Seedorf-Kaka ortasahasıyla “baklava taktiği” de denilen Milan orta sahasının bir benzerini canlandırmak var. Eskişehir maçında bu 4’lü Yekta-Selçuk-Dzemaili-Sneijder’den oluştu. Bu taktiğin işlemesi için hepimizin bildiği üzere dikine oynayabilecek pas kalitesine sahip futbolcular, önde baskı yapan bir forvet hattı ve doğru bek bindirmeleri gerekiyor. Tarık ve Veysel oyuna istatistiksel anlamda katkıda bulunsalar da etkili olamadıkları bir gerçek. Bunun sebebi yüksek oranda, Selçuk ve Dzemaili’nin doğru koşular ile 3.bölgede onlara pas alternatifi yaratamamalarından kaynaklandı. Bruma ve Burak Eskişehir savunmasının arkasına etkili sarkmaları yapacak dikine paslarla buluşamadıklarından üretkenlikten uzak Galatasaray 2 puan kaybetti.

Prandelli Eskişehirspor Maçı Sonrası Açıklaması :

“Oyun hızını da artırıp tempoyu yüksek tutmamız gerek. En önemlisi maç esnasında biraz daha organize olmamız lazım ve son pası yapmakta güçlük çektiğimiz bugün apaçık görüldü.Oyun kuran, maçı manipüle edecek takımı severim. Ama en önemlisi ofansif durumdayken topa doğru atak yapmayı seven bir takım isterim. Ben forvetleri değiştirdim çünkü derin toplarda zorluklar çekiyorlardı. Kafamdaki Galatasaray’ı da umarım en yakın zamanda göreceğiz.”

Ertuğrul Sağlam

Geçen sezon ligin en çok pas yapan takımı olan Eskişehirspor, bu maçta kendi sahasında bekleyen, top hakimiyetini rakibe bırakan, kapılacak toplarla Erkan Zengin ve Sissoko’nun hızı ve çabukluğu ile sonuca gitmeyi amaçlayan bir görüntü ile sahaya çıktı. Ertuğrul Sağlam’ın futbol mantalitesinde yaşanan bir değişiklik midir, kadro yapısı mı bunu gerektirir yoksa Galatasaray maçına özel bir hazırlık mıdır önümüzdeki haftalarda daha net göreceğiz. Eskişehirspor savunma ve takım şekli anlamında doğru işler yaptı diyebiliriz. Planladığı kontraataklarda ise forvetteki kalite eksikliği ve Erkan Zengin’in etkili olamayışı sonucu üretkenlikten uzak kaldı fakat sonuç olarak Eskişehirspor Galatasaray deplasmanından 1 puan kazanarak döndü.

Ertuğrul Sağlam Galatasaray Maçı Sonrası Açıklaması :

“Galatasaray’ın ne kadar kaliteli bir kadroya sahip olduğunu biliyorsunuz. Baskı yemeden, ikinci yarıda direkten dönen top dışında çok pozisyon vermeden maç çıkardık. Hatta girdiğimiz pozisyonlar da var. Bizim için kötü bir maç olmadı. Hatta iyi bir maçtı da diyebiliriz. İlk hafta kazandığımız 3 puanın ardından, bugün Galatasaray ile berabere kalmak, oyuncularımın özgüvenlerini daha yukarıya çekecektir. Eksiklerimiz olduğunu kabul ediyorum. Yavaş yavaş hatalarımızı azaltıp, iyi yaptığımız şeyleri de geliştireceğiz.”

Trabzonspor – Fenerbahçe

Vahid Halilhodzic

Kolay değil sıfırdan kurulmuş bir kadro, ilk 11’de geçen sene takımda olan oyuncu sayısı 3. Birbiri ile antremana dahi çıkmadan maça çıkmış oyuncular olduğu söyleniyor. Vahid Halilhodzic’in bu erken Fenerbahçe maçı için acil üretmesi gereken bir plan vardı. Topu rakibe verip doğru alanı doğru yerleşimle kapatmak ve kapılan topları hücumda hızlı ataklarla etkili kullanmak. Fenerbahçe’nin oyun şablonunu Caner ve Gökhan’ın bindirmelerini engelleyecek savunmayı yaparak etkisiz kılan Trabzonspor bu hazırlıksız hali ile güçlü rakibinden 1 puanı teknik adamının takıma uygulattığı doğru anlayış sayesinde kopardı. Kendi evinde rakibe karşı bu kadar çekingen oynaması mutlaka ki eleştirilecektir fakat unutulmaması gereken Trabzonspor’un oluşum aşamasındaki bir proje olduğudur.

Halilhodzic Fenerbahçe Maçı Sonrası Açıklaması :

“Defansif anlamda Fenerbahçe’yi iyi kontrol ettik. Mehmet Topal’ın şutu haricinde Fenerbahçe fırsat bulamadı. Bizim 5 fırsatı değerlendiremediğimizi not aldım. 5-6 tane de acele oluşturduğumuz fırsatlar oldu. Bizim daha çok fırsat bulduğumuz apaçık ortada. Kazanmak istiyorduk. Yazık oldu. Bazı oyuncular bir idman yaparak Fenerbahçe karşısına çıktılar. Eksik olan oyuncularımızı da not almamız gerekir. Eksiklere rağmen, takıma yeni katılan oyunculara rağmen bu akşamki neticeden memnun olalım. Çalışmaya devam edeceğiz ve 2-3 ay sonra gerçek Trabzonspor’u göreceksiniz.”

İsmail Kartal

İsmail Kartal çok zor bir dönem geçiriyor. Elindeki iki şablondan bir karma yaratmaya çalıştığı söyleniyor. Aykut Kocaman’ın pas oyunu ile Ersun Yanal’ın tempo oyunu birbirine uzak oyunlar, ikisinin birlikte doğru uygulanışı zaten çok farklı bir seviyenin göstergesi anlamına gelir. Sahada ki takım evet Ersun Yanal’ın dizilişi ile oynuyor fakat mantalite olarak geçen sezonun çok uzağında. İsmail Kartal’ın Trabzon deplasmanından alınan 1 puanı başarı olarak değerlendirmesi, bu hazırlıksız Trabzon’u bir kaç farklı deneme ile yenebileceğini düşünmemiş olduğunu gösteriyor. Trabzon karşısında 3 forvet ve 1 ofansif orta sahadan hiç faydalanamayan Kartal sadece Emre’nin oyun kalitesiyle rakibin 8’li bloğunu delebileceğini düşündü. Oysa yukarıda değindiğimiz gibi takım şeklini iyi alan Trabzon buna izin vermedi. Trabzon’un merkezden delemediği savunmasının arkasına yüksek top atma opsiyonunu denemeye değer görmeyen Kartal, 90. dakikada iyice geri çekilmiş rakibine karşı Selçuk Şahin’i oyuna alarak, İstanbul’a dönerken götürdüğü 1 puandan mutlu olduğunu kanıtladı. Fenerbahçe hücumdaki alternatif plan eksikliğinden dolayı 2 puan kaybetti.

İsmail Kartal Trabzonspor Maçı Sonrası Açıklaması :

“Trabzonspor tamamen kendi sahasında kapanarak kompak bir futbol sergilemeye çalıştı. Bizim hatalarımızdan kontraya giden bir oyun anlayışla oynamaya çalıştılar. Hallilhodzic’in Cezayir Milli Takımı’ndan böyle oynayacağını biliyorduk. Birkaç tane pozisyona girdik. Onun haricinde rakip bizim yaptığımız hatalardan hızlı hücuma çıkarak birkaç tane pozisyona girdi. Saha ortasında ise gergin bir ortam yoktu. Böyle bir deplasmanda bir puan aldık ve bu nedenle oyuncularımı tebrik ediyorum.”

Beşiktaş – Çaykur Rizespor

Slaven Biliç

Rakip teknik adamlar arasında en avantajlı durumda olan isim. Takım şablonu ve oyun planı geçen seneden gelen bir alışkanlığın devamı niteliğinde. Biliç’in ne oynatmaya çalıştığını ne yaptığını geçen seneden beri görüyoruz. Bu maçta planlarının neden tutmadığı konusuna gelirsek; Beşiktaş yüksek temposu baskılı oyunu sebebiyle top rakipteyken daha tehlikeli olan bir takım. Rakip top hakimiyetini Beşiktaş’a bırakıp oyunu kilitlediğinde ise devreye hücum varyasyonlarının çeşitliliği giriyor. İşte bu noktada Biliç’in bu hafta için kabul edilebilir mazereti, Demba Ba ve Oğuzhan’ın yokluğu, geçen hafta Mersin deplasmanında da aynı eksikleri olan Beşiktaş duran toptan bulduğu golün ardından rakibi üzerine çekerek ikinci yarıda çok daha rahat pozisyona girmişti. Bugün ilk golü Beşiktaş bulsa geçen hafta ki senaryonun tekrarlanacağını düşünüyorum. Mustafa ve Cenk kaliteli oyunun başarılı yardımcıları, ancak başrol üstlendiklerinde yaratıcı olduklarını söylemek çok zor.Veli Atiba ikilisinin üretkenlik sıkıntısı ve hiç bitmeyen bek problemi Beşiktaş’ın bu hafta 2 puan kaybetmesine yol açtı diyebiliriz.

Biliç Çaykur Rizespor Maçı Sonrası Açıklaması :

“Zor bir maçtı. Tabii ki kazanmak istiyorduk. 1 puan hayal kırıklığı oldu. Rakibimiz çok fazla oyuncuyla iyi kapandı. Bu ağır zeminde hızlı oynayamamamız normal. Kanat hücumlarında ve duran toplarda iyi değildik. Rizespor da çok organize bir şekilde kapanınca pozisyon üretemedik. Kilidi açmak için ekstra işler yapmamız gerekiyordu, bunu da yapamadık. Gerekli çözümleri üretemedik. Aptalca bir gol yedik. Oğuzhan ve Demba Ba’nın eksikliğini kesinlike hissettik. Böyle bir oyunu çözecek oyun aklı ve kalite, onlarda fazlasıyla var”

Mehmet Özdilek

Yeni takımıyla sezona başlayan Mehmet Özdilek Beşiktaş deplasmanında stratejisini rakibi kendi sahasında karşılayıp, hızlı ataklarda Ümit ve Holosko’nun sürati, Kweuke ve Lua Lua’nın ustalığı ile sonuca gitmek olarak belirlemiş. Eğer bir “oyun” analizi yapıyorsak bu maçın da tıpkı diğer iki maç gibi 0-0 bittiğini söylememiz gerekiyor. Çünkü Rizespor’un golü de Beşiktaş’ın golü de oyun planı dışında, hedeflenen hücum stratejisi dışında gelişti. Duran topta biraz daha dikkatli olabilse üretkenlik zaafı olan Beşiktaş karşısında 3 puan almaya çok yaklaşan Rizespor’un 1 puan sonucunda da mutlu olduğunu söyleyebiliriz.

Mehmet Özdilek Beşiktaş Maçı Sonrası Açıklaması :

“1-0’dan sonra maçı bitirmeliydik. Maçtan önce takım savunmasını iyi yaparak bireysel yeteneklerle sonuca gitmemiz gerektiğini söylemiştim. Devrenin bitimine doğru LuaLua’nın bir pozisyonu var. Atsaydı araya önde girebilirdik. Ben futbolcularımı tebrik ediyorum. Maçtan önce kazanmaya geldiğimizi söylemiştim ama yine de 1 puan iyidir.”

6 teknik adamın maç öncesi planlarını, maç esnasında uygulayabildikleri ve uygulayamadıkları stratejilerini ve maç sonrası değerlendirmelerini inceledikten sonra bana göre bu haftanın 3 başarılı, 1’i başarılı olduğunu iddia eden 3 tane de başarısız teknik adamı vardır.

Eğer rakipler her maç Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe’yi böyle kilitlemeyi başarırsa, bu takımların farklı hücum varyasyonu alternatifleri yaratmaları gerekliliği gözle görünen bir gerçektir.

Bir diğer gerçek ise, tribünde “passolig” taraftarı ile, küçük takımların oynayarak değil oynatmadan puan alma çabası ile, Avrupai zeminler ile, sponsorsuz formalar ve ceza müptelası yöneticisi futbolcusu taraftarı ile “Süper” Ligimizin gerçekten çok süper olduğudur.

http://www.medyaspor.com/kose-yazilari/3-mac-6-adam-492