Süleyman Seba,
Adının Süper Lig Sezonuna verildiğini, üzerine bir de bu durumun Galatasaray ve Fenerbahçe’nin akıl almaz yönetim hataları sonucu ortaya çıkan başarısızlığı gizlemekte kullanıldığını duysa çok üzülürdü eminim. Süleyman Seba sezonunda Beşiktaş şampiyon yapılmaya çalışılıyormuş. İddia bu.
Galatasaray,
İki sene kendisini şampiyon yapmış hocasını kovmamış,
Milyonlarca Euro parayı ne olduğu belirsiz oyuncu ve menajerlere yedirmemiş,
Başkanı kaçarcasına istifa etmemiş, 7 aylık geçici kabine kurulmamış,
Kadro planlamasında sınıfta kalmamış,
Fenerbahçe,
Efsane 10’u kurban ettiği egoya şampiyon hocasını kurban etmemiş,
Teknik direktör ne işe yarar? Kim olduğu fark etmez algısı ile takımın başına bir vekil teknik direktör atamamış,
Bir iradenin, iki dudağına saplanıp kalmamış,
olsa ve Beşiktaş kısıtlı maddi imkanlarla kurduğu genç kadrosu ile, stadı olmadan şampiyonluğa koşsa, maddi dengesizlik ve kadro kalitesi bu kadar farklıyken, nasıl oluyor da Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe’den daha başarılı oluyor diye düşünülür komplo teorileri üretilebilirdi. Kendi başarısız tutumlarının sonucunda, sadece doğru planlama ve doğru yönetimle Beşiktaş’ın çok daha az para harcayarak başarıya koşması rahatsız ediyor Galatasaray ve Fenerbahçe camialarını.
Şimdi gelelim Aziz Yıldırım’ın Beşiktaş yönetimine tavsiyelerine.
SÜLEYMAN SEBA’YI İYİ OKUMAK
Fikret Orman yaptığı basın toplantısında,
“Kimse bizden hakemlere hakaret etmemizi, soyunma odalarını basmamızı beklemesin. Bunlar bizim üslubumuz değil. 2,5 yıllık dönemde ben hiçbir hakemle konuşmadım. Kayseri’deki maçtan sonra hakem heyetiyle aynı uçakta döndük. Biriyle bile konuşmadım. Kimseye de baskı kurmuyoruz. Ancak bu dediklerimiz, mağdur olmamız anlamına gelmez. Bu sezon ‘Süleyman Seba Sezonu’ olduğundan bu yana Beşiktaş’ı şampiyon yapacaklar gibi hava estirilmeye çalışılıyor. Federasyon ve MHK başkanı Beşiktaşlı. En çok hata yapılan kulüp de biz oluyoruz. Futbola pozitif desteği vermeye devam ederken kayırma beklemiyoruz. Kimseden zarardan başka iyilik görmedik. Beklentimiz de yok. Beşiktaş, Fenerbahçe’yi yenebilir. Fenerbahçe de yenebilir. Bu bir derbi mücadelesidir. Bırakın kimin yenip yenmeyeceğine oyuncular ve sahadaki oyun karar versin”
açıklamasında bulunarak yaratılmaya çalışılan algıya tepki gösterdi.
Aziz Yıldırım ise yaptığı konuşmada;
“Süleyman Bey bizim ağabeyimizdi. Benim ilk başkanlık dönemimde onunla beraber çok iyi ilişkiler içerisindeydik. Fenerbahçe ve Galatasaray ilişkileri, kulüp ilişkileri, kişi ilişkileri ve dostluğumuz çok önemliydi. Birbirimize güvenirdik. Böyle bir dostluğumuz vardı. Bugün Beşiktaşlılar kendilerini Süleyman Bey ile eşit değerde görerek, onun duruşuyla, insanlık adına dostluklarıyla kendilerini daha iyi bir çizgiye sokmaya çalışıyorlar. Biz kendisiyle birebir yaşadığımız için onu çok iyi tanıyoruz, biliyoruz. Süleyman Seba’yı önder kabul ediyorlarsa, ondan ders alsınlar, hayatını iyi okusunlar. Okusunlar o zaman anlarlar sporun ve liderliğin ne olduğunu.” İfadeleriyle Fikret Orman’a cevap verdi.
Beşiktaşlılara Süleyman Seba’yı öğretme hakkını kendinde bulan Sayın Yıldırım, aynı konuşmanın bir başka kısmında ise;
“Hakem odası basmadım, gerekirse basarım bunu da bilsinler. Fenerbahçe’nin hakları yeniyorsa, bunu önlemek için hakem odasını basmak gerekiyorsa onu da yaparım. Bilhassa Fikret Bey’e hiç yakıştıramadım. ‘Ben öyle soyunma odalarına falan inmem…’ diyor. İn inebiliyorsan. Gücün varsa in. İn hadi.” Söylemi ile Fikret Orman’a gücün varsa soyunma odasına in” öğüdünde bulundu.
Aziz Yıldırım Fikret Orman’ın Süleyman Seba’yı iyi okuyamadığını söyleyedursun, aklıma bir görüntü geldi, Faik Çetiner’in sunduğu bir televizyon programı, Süleyman Seba konuşuyor, Aziz Yıldırım donuk gözlerle O’nun ağzının içine bakarcasına dinliyor.
Peki neler söylüyor o akşam Büyük Başkan;
“Yumruğumuzu vurup, masaları kırıp, olayları halletmeyi tavsiye ediyorlar. Biz kanunlara saygılıyız. Her yaptığımız girişimi kanunlar çerçevesinde hukukçulara danışarak yapıyoruz. Ben anlamıyorum, bana herkes bunu soruyor, masaya yumruğunu vur, masanın üzerine çık tepin, bu bir netice midir? Eğer Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletiyse, bu olayları hukuki platform içerisinde halletme mecburiyetindeyiz. Beşiktaş’ın kurulduğundan bu yana bir çizgisi var. Diğer kulüplerle de daima aynı çizgiyi paylaştığımızı ümit ediyorum.”
Link: http://www.youtube.com/watch?v=3ZPlK_ZHffg
Şimdi dinlediklerimden ve okuduklarımdan yaptığım çıkarımla, Süleyman Seba’yı kimin doğru okuduğunu çok iyi anlıyorum. Tek üzüldüğüm Büyük Başkan’ın konuşmasını bitirirken sarfettiği cümlede ümit ettiğini belirttiği durumun maalesef ki gerçekleşmemesidir.
İsmail Kartal, yerli yersiz kullandığı “haddini bilmek” deyimini keşke Sayın Başkan Aziz Yıldırım’a arada sırada hatırlatsa.
http://www.medyaspor.com/kose-yazilari/aziz-yildirimin-okudugu-anladigi-538
