Beşiktaş 2014-2015 sezonunda 10. resmi karşılaşmasına White Hart Lane’de Tottenham önünde çıktı. Rakip kaleye 6’sı isabetli 24 şut göndererek, Türk takımlarının İngiltere deplasmanlarında oynadığı en baskın oyunu sahaya koyduğunu söyleyebiliriz. Toplamda ise bu 10 resmi maçta 11 gol atarken kalesinde 7 gol gördü. Tottenham karşılaşmasına kadar Beşiktaş’ın hücum etmekte zorlandığı ancak takım savunmasının gerçekten başarılı olduğu yorumları yapılıyordu. Özellikle çıktığı son 8 karşılaşmada 6 gol atması ve bunların hiç birinde bir maçta 2 gol atmayı başaramaması bu yorumları destekler nitelikteydi. Fakat dün gece gördük ki Sosa’nın katılımı tüm takıma seviye atlatmış durumda, Demba Ba’nın form tutması ile Beşiktaş başarılı bir sezon geçirmeyi bizlere vaadediyor. Özellikle bu iki yıldız ismin etrafında görev yapan ve yapması muhtemel olan; Olcay, Mustafa, Gökhan, Kerim, Oğuzhan ve Cenk birbirlerinden keskin kalite farkları taşımayan, hepsi milli formayı giyerek kalitelerini ispat etmiş, birbirleri ile ikameleri takım oyununa seviye farkı yaşatmayacak isimler. Beşiktaş’ın özellikle ofansif anlamda yerli futbolcu kalitesinin yüksek oluşu gerçek anlamda bir planlama başarısı olduğunu bizlere gösteriyor. Rakiplerin hücum hatlarının hiçbirinin bu kadar alternatifli bir yerli rotasyonuna sahip olduğunu düşünmüyorum. Bahsettiğimiz 6 ismin yaş ortalaması ise 23.3. Bu veri ise geleceğe umutla bakılmasının bir sebebi.Mutlaka formsuz dönemler, sakatlıklar yaşanacak, iç saha maçlarında zeminin rezilliği puan kayıplarına sebep olacaktır. Ancak Beşiktaş camiasının yapması gereken Biliç önderliğinde bu ekibe güvenmek ve sabretmektir.
BEŞİKTAŞ – LONDRA
Beşiktaş bu sezon 3. kez bir Londra takımı ile karşılaştı. Soma yararına düzenlenen turnuvada Chelsea, Şampiyonlar Ligi elemesinde Arsenal ve UEFA Avrupa Liginde Tottenham karşılaşmaları.
Beşiktaş’ın 1-0 üstünlüğü ile biten Chelsea karşılaşması 45 dakika üzerinden oynandığı ve hazırlık karşılaşması olduğu için değerlendirme dışı tutalım.
Arsenal’i İstanbul’da konuk ettiği maçta topla oynamalarda % 53-47, şutlarda 13-9, isabetli şutlarda ise 4-2 üstünlük kuran Beşiktaş aradığı golü bir türlü bulamayarak sahadan 0-0 beraberlikle ayrıldı.
Emirates Stadı’nda ise Beşiktaş topla oynamada % 54-46 üstünlük kursa da Arsenal’in 14 şutuna karşı karşı kaleye sadece 7 şut gönderebildi ve bunların hiç birinde isabet sağlayamadı. Ancak bu karşılaşmayla alakalı asıl hatırlanması gereken detay, İngiliz ve Türk Futbol yorumcuları tarafından kabul edilen hatta pozisyonun kahramanı Jack Wilshere’nin itiraf ettiği…
Jack Wilshere admitted he did make contact with Besiktas player / Wilshere’den penaltı itirafı!
penaltı pozisyonunda hakem Pedro Proença’nın devam kararı vermesiydi. Eğer o penaltı verilse Beşiktaş tur atlar mıydı bilinmez ama deplasmanda atılacak bir golün turu çok kolaylaştıracağı reddedilemez bir gerçek. Emirates Stadı Türk takımları için gerçekten zor bir deplasman bunu her seferinde tecrübe ediyoruz ve Beşiktaş ordan turu çıkarmaya oldukça yaklaşmıştı.
Tottenham karşılaşmasında ise Beşiktaş topla oynamada % 53-47, şutlarda 24-9 isabetli şutlarda ise 6-3 üstünlük kurdu, beklenen gol yine bir türlü gelmiyordu ki rakip savunmanın acemice hatası sonucu hakem Manuel Grafe penaltı kararı verdi. Beşiktaş’ın aldığı bir puanın değerini tartışmaya gerek yok, asıl dikkat edilmesi gereken nokta Beşiktaş’ın görece kendisinden güçlü takımlara karşı çok iyi mücadele ediyor oluşu. Bunun tek maçlık bir efor sonucu olmadığı Arsenal,Chelsea,Tottenham,Fenerbahçe maçlarındaki performanslar gözönüne alındığında ortaya çıkıyor. Ancak kendisine karşı kapanan takımları çözmekte Beşiktaş biraz daha yetersiz kalıyor gibi gözüküyor. Burda ise devreye taktiksel çözümlemeler giriyor.
4-2-3-1 / 4-1-4-1
Beşiktaş sezon başından beri Veli-Atiba ikilisinin önünde Olcay – Oğuzhan (Sosa) – Gökhan üçlüsü ile karşılaşmalara çıkıyor. Bu diziliş fizik kapasitesi çok güçlü ve rakiplerine pozisyon vermeyen bir oyun anlayışını beraberinde getiriyor. Ancak özellikle kapanan rakiplere karşı Beşiktaş kilidi açmakta zorlanıyor. Beklerden yeteri katkı gelmediği de düşünüldüğünde Beşiktaş’ın özellikle ligde savunmada bekleyen ve kontrataklarla Beşiktaş’ı vurmak isteyen ekiplere karşı hücum alternatifleri üretmekte başarısız olduğunu görüyoruz. Bu durumda Biliç’in ihtiyaç halinde farklı dizilişler denemesi gerektiğini düşünüyorum. Akla en yatkın plan ise tek ön libero (Veli ya da Atiba) önlerinde Olcay-Oğuzhan-Sosa-Gökhan’ı kullanarak hücum verimliliğini ve etkinliğini arttırmak olarak gözüküyor. Ayrıca bu alternatif Atiba’yı sağ bekte kullanılma şansını da veriyor ancak Veli’nin sezona formsuz başladığını düşünürsek tek ön libero olarak kullanılacak ismin Atiba olduğunu tahmin edebiliyoruz.
Tabi ki Sosa ve Demba Ba’nın etkinliği arttırıldığında değişikliğe ihtiyaç kalmadan, mevcut sistem de gelişim kaydederek hücum katkısını arttırma potansiyelini taşıyor.
ZEMİN
Beşiktaş’ın bu sezon karşılaştığı ve karşılaşacağı en önemli problem ise iç saha maçlarında Olimpiyat Stadı’nın zeminin durumu. Zemin konusu ülkemizde fazla küçümseniyor. Spor yazarları, oyuncular ve teknik adamlar zeminden sıklıkla şikayet etseler de, özellikle kulüp yöneticilerinin bunu pek umursamadığı ortada. Hayatında hiç çim sahada top oynamamış isimler, zeminin çok önemli olmadığını düşünebilir belki ama nasıl ki rekortmen atletler o dereceleri beton pistte yapamaz ise, nasıl ki basketbolcular kırık dökük parkelerde iyi performans gösteremez ise, futbol için de zemin kalitesi X performans ilişkisi aynıdır.Biliç Tottenham karşılaşması sonrası “İç sahada uygun bir zemine sahip olsak bu oyunu sık sık hayata geçirebiliriz.” açıklamasında bulunarak Beşiktaş’ın performansında zeminin etkisini belirtmiştir. Geçen hafta ki Eskişehirspor maçı ardından Erkan Zengin ise “Futbol oynanmadı. Ben buna rezillik diyorum. Beşiktaş burada maç kazanamaz. Kimse kazanamaz. Normalde maç 0-0 bitecekti. Şansa böyle goller oldu.” açıklamasıyla aynı konuda paralel bir açıklama yapmıştır. Beşiktaş yönetiminin bu işe bir çözüm üretmesi, sarfettikleri emeğin hiç hesapta olmayan bir unsur sebebiyle yok olmasını engellemesi gerekmektedir.
Bu sezon yaşanan ve yaşanması muhtemel sorunları gözardı ederek geniş bir çerçeveden bakarsak, Beşiktaş yeni stadına kavuştuğunda doğru planlama ve organizasyon sürecini devam ettirmeyi başarır ise uzun süre ligi domine edebilecek bir potansiyele sahiptir. Önder Özen’in ayrılması planlama ve yönetim anlamında ciddi bir kayıptır.Umarım Özen’in kurmayı planladığı sistemden vazgeçilmez çünkü Beşiktaş doğru anlayış ile çok paralar harcanmadan başarılı olunabileceğini kanıtlayacak potansiyele sahip bir projedir.
http://www.medyaspor.com/kose-yazilari/dogru-proje-besiktas-511
