Bosman Kuralları olarak bilinen kurallar, serbest dolaşım hakkı ve futbolcuların sözleşmeleri bittiğinde istediği kulüple herhangi bir kısıntı ile karşılaşmadan sözleşme imzalayabilme gibi yenilikler getirerek Avrupa’da Liberal Futbol Devriminin önünü açmıştır. İşin tarihçesine gelirsek sıradan bir futbolcu olan Belçikalı Jean Marc Bosman’ın 1990 yılının temmuz ayında Royal Fc Liege takımıyla kontratı sona ermişti. Fakat Liege kulübü Bosman’ın anlaştığı Fransız Dunkerque takımı ile sözleşme imzalayabilmesi için 400.000 Euro bonservis bedeli istemekteydi. Bosman’ın yerel mahkemeye açtığı dava 15 Aralık 1995’te Avrupa Adalet Divanı’nın meşhur kararı ile tüm spor dünyasını ilgilendiren yeni bir döneme geçişin miladı oldu.

Bosman Kurallarının bugün üzerine konuşacağımız kısmı futbolcuların kontratlarının bitimine 6 ay kala istedikleri kulüple görüşerek sözleşme imzalayıp, eski kulüplerine herhangi bir bonservis ödemesi yapmadan yeni sezonda yeni kulüplerinin formasını giyebiliyor olması. Son dönemde Avrupa’da ve Türkiye’de sıklıkla karşılaştığımız bu transfer yöntemi futbolculara serbest piyasa şartlarında insiyatif özgürlüğü verdiği gibi, kulüpler doğru planlamayla hareket etmediklerinde zarar etmelerine sebep olmaktadır. Selçuk İnan’ın Trabzon’dan Galatasaray’a bonservissiz transfer olması, çok güçlü bir sözleşme rakamına imza atmasını sağlamıştır. Futbolcuların ellerindeki koz, kendilerine talip olan kulüpleri bonservis yükünden kurtardıkları için bu paranın bir kısmını sözleşmelerine yansıtmalarıdır.

Kulüpler yaz transfer dönemi bitmeden, izleyen sezon sonu sözleşmesi biten futbolcular ile ya sözleşme yenilemeli yada bonservis bedeli karşılığı satmalı böylece zarar etmeyecek bir planlama içerisinde olmalıdırlar. Tarih 1 Eylül olduğu anda, futbolcular ve menajerleri kulüplerden taleplerini yükseltmeye başlarlar. Güvenceleri ise istedikleri rakamlara sözleşme imzalayamazlar ise Ocak ayında başka bir kulübe yukarıda bahsettiğimiz şartlarda imza atabiliyor olmalarıdır. Geçen sezon Manuel Fernandes’in sözleşme yenileyeceğine olan güven yaz transfer döneminde Beşiktaş’ın yüksek teklifleri reddetmesine yol açmış fakat sezon içerisinde yaşanan gelişmeler sonucu Fernandes Beşiktaş’a herhangi bir kazanç sağlamadan Lokomotiv Moskova’ya imza atmıştır. transfermarkt.com verilerine göre Selçuk İnan Galatasaray’a bedava transfer olduğunda piyasa değeri 8.500.000 Euro,Egemen Korkmaz Fenerbahçe’ye transfer olduğunda piyasa değeri 7.500.000 Euro, Cenk Tosun Beşiktaş’a transfer olduğunda piyasa değeri 6.000.000 Euro, Manuel Fernandes Lokomotiv Moskova’ya transfer olduğunda piyasa değeri ise 12.000.000 Eurodur.

Kulüpler elbette istemedikleri oyuncu ile sözleşme yenilemeyerek başka bir kulübe ücretsiz transferinin önünü açabilir fakat yüksek değerli futbolcuların bu yolla elden kaçırılması bir planlama başarısızlığıdır. Verdiğimiz 4 örnekte Trabzonspor’un, Beşiktaş’ın ve Gaziantepspor’un yaşadığı kayıp, günümüz futbolu için çok önemli rakamlardır.

Bu veriler ışığında 3 büyük takımın kadrosunda yer alan ve 2014-2015 sezonu sonunda sözleşmesi sona eren, yani şu an kulüplerinden yüksek rakamlı sözleşme talep edip, Ocak ayında ise istedikleri kulübe sözleşme imzalayabilme insiyatifine sahip futbolculara göz atalım.

Beşiktaş ; Uğur Boral, Atiba Hutchinson, Tomas Sivok, Veli Kavlak, Ersan Gülüm, Cenk Gönen, Mustafa Pektemek

Galatasaray ; Gökhan Zan, Sabri Sarıoğlu, Engin Baytar, Goran Pandev, Emmanuel Eboue, Aydın Yılmaz

Fenerbahçe ; Dirk Kuyt, Emre Belözoğlu, Selçuk Şahin, Egemen Korkmaz, Bekir İrtegün, Pierre Webo, Mert Günok

Listeye baktığımızda, Galatasaray’da genellikle zaten kadroda düşünülmeyen isimler, Fenerbahçe’de ise yaş kriterinden zaten daha büyük bir sözleşmeye konu olmaları düşük ihtimalde olan futbolcuların sözleşmelerinin sona erdiğini görüyoruz.

Beşiktaş’a geldiğimizde ise as takım oyuncuları olan Atiba Hutchinson (3.000.000 Euro) , Tomas Sivok ( 6.000.000), Veli Kavlak (6.250.000 Euro), Ersan Gülüm (3.200.000 Euro) ve Mustafa Pektemek ( 5.000.000 Euro) ‘in sözleşmelerinin son senesinde olduğunu görüyoruz. Ersan’ın 27, Veli’nin 25, Mustafa’nın ise 26 yaşında oluşu futbollarının en verimli dönemlerinde ve yüksek rakamlara sözleşme imzalayabilecek durumda olduklarını bize gösteriyor.

Özellikle Veli Kavlak’ın Stuttgart ve Schalke’nin radarında olduğu ve Veli Kavlak’ın yönetimin önerdiği rakamları reddettiği haberleri sıklıkla medyada yer almaktadır. Yaz transfer dönemi kapandığı andan itibaren Beşiktaş bu futbolculardan para kazanma şansını kaybetmiş, ya futbolcuları kendi rakamlarına ikna etmeyi başaracak ya da önümüzdeki sezon para kazanmadan yolları ayırmak mecburiyetinde kalacaktır. Maalesef ki endüstriyel futbolun ve paydaşların hakimiyeti sonucu kulüpler birer spor kulübü olmaktan çıkıp doğru yönetilmesi gereken birer şirket halini almışlardır ve Beşiktaş’ın Veli Kavlak, Mustafa Pektemek ve Ersan Gülüm konusundaki tutumu Fernandes’te olduğu gibi bir planlama hatasıdır. Futbolcuların kulüpte mutlu oldukları başka bir kulübe gitmeyecekleri konusundaki taahütleri para-egemen sektörde, menajerlerin gücü karşısında romantik ifadelerden öteye gidememektedir.

Futbol sadece taktik sahasındaki dizilişten ibaret değildir. İnsan yönetimi, kadro mühendisliği, kar-zarar dengesi gözardı edilmemesi gereken unsurlardır. Uzun vadede gelecek başarıların yolu doğru planlamadan geçmektedir

www.medyaspor.com/kose-yazilari/eylulde-hazirani-dusunduren-adam-jean-marc-bosman-484