Fenerbahçe – Trabzonspor maçının önüne geçen olay herkesin malumu.

Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun karşılaşmanın hakemi Bülent Yıldırım’ı hafta içerisinde arayarak telefonla görüşmesi haklı tepkilere sebep oldu.

İbrahim Hacıosmanoğlu’nun konuyla ilgili yaptığı savunma ilginç ve tanıdık geldi.

“Hakemi aramayan başkan var mı ?”

Karşılaşmanın ardından Fenerbahçe Kulübü Basın Sözcüsü Mahmut Uslu yaptığı basın toplantısında, muhabirin “ İ.Hacıosmanoğlu “Hakemi aramayan başkan var mı ? dedi bu konuda ne düşünüyorsunuz bir bilginiz var mı ? ” sorusuna Sayın Uslu, “ Kimmiş o arayanlar açıklasın o zaman.” diyerek cevap verdi.

Şimdi biraz hafızalarımızı tazeleyelim. Aziz Yıldırım şike sürecinin başından sonuna hep aynı şeyi söyledi. Bizim yaptığımız şikeyse herkes yapıyor. Aykut Kocaman ise imalı bir şekilde Türk Futbolunda hız sınırı aşılmış ancak radar sadece bize tutuldu açıklamasını yaptı. Kimmiş o şike yapanlar açıkla o zaman demedi kimse. Ama Mahmut Uslu bugün bunu söyleyebiliyor.

Toplumumuzun kültüründe var, esnafa sorsan der ki, kim her alışverişe fiş kesiyor ki biz keselim. Gece yarısı yanan kırmızı ışıkta kim duruyor ki ben durayım. Elinde ki çöpü yere atan vatandaşa sorsan neden attın diye, cevap belli; herkes atıyor.

Bu durum taraftarlıkta da çok revaçta, Gökhan Töre rakibe dirsek atıp kırmızı kart görmüyor, Beşiktaşlıya sorsan ohoo Fenerbahçe’nin Galatasaray’ın ne hareketlerini hakemler görmezden geliyor. Melo Emre’ye dil çıkartıyor, ama Volkan’da Galatasaray taraftarına namüsait bir yerini tutarak “hareket çekiyor”. Volkan küfür ettiğinde kızanlar, futbolcuyu küfürden bunaltıp sahadan kaçırıyor.

Yanlışı yanlışla olumlama, bunu ülke yönetimlerinde veya yerel yönetimlerde de görüyoruz, yahu adam çalıyor diyorsun, aman sanki öbürü gelse çalmayacak.

Bu düşünce yapısından kurtulmazsak, değil spor da, hayatın hiçbir alanında başarılı olmamız söz konusu değil. Bir fiil yanlışsa yanlıştır, suçsa da suçtur. Başkalarının aynı fiili sürekli gerçekleştirdiğini ifade etmek, fiilin haklılığını değil, olsa olsa çok daha büyük bir “Adalet” tartışmasının konusu olabileceğini gösterir.

İbrahim Hacıosmanoglu ve Aziz Yıldırım’ın benzer tarz ve üsluplar eşliğinde birbirlerine etik dersi vermelerini seyretmek ise oldukça eğlenceli. Biri telefonla iş görür diğeri telefonların yaydığı radyasyondan rahatsız olacak ki devre aralarında hakemlerle yüz yüze görüşerek çalışır.

Bize ise armalara ve formalara yüklediğimiz değerlerin hatırına kişilere sahip çıkma zorunluluğumuz olduğu içgüdüsü hakim olur.

http://www.medyaspor.com/kose-yazilari/yanlisi-mesru-kilmak-614