Dusko Tosiç, Beşiktaş’ın sezon başında Gençlerbirliği’nden transfer ettiği sol savunmacısı.
Bilmeyenler için söyleyeyim, dün Arnavutluk – Sırbistan karşılaşmasında Dusko Tosiç gol sevincini “Çetnik Selamı” ile “süs”ledi. Sırbistan’da oynanan ilk karşılaşmada da Kosova tartışması üzerinden büyük olaylar çıkmıştı.Futbol hayat kadardır. Ne fazlası ne eksiği, gerek tarihte yaşananlar, gerekse gün içerisinde karşımıza çıkan her olayın futbolda yansıma bulması doğal ve olağandır.Hayat kadar gerçek ve bir o kadar da kirli unsurları barındırır içerisinde.
Meşhur “Ne sağcıyım ne solcu futbolcuyum futbolcu” sözünü eleştiren birisiyim. Futbolcuların da insan olduğu ve siyasi yönelimlerinin, hayata karşı tutumlarının olması gerektiğini ve bunları özgürce ifade edebilmelerinin önemini hep vurgularım. Fakat dikkate alınması gereken nokta ; Irkçılığın bir fikir değil başlı başına bir suç olduğu gerçeğidir.
Şimdi gelelim Tosiç’in selamının ardından verilen bazı tepkilere.
Bana göre bir ırkçının içine düştüğü en acınası durum, bir başka ırkçı eyleme verdiği tepkide kullandığı üsluptur. “Boşnak kardeşlerimizin katillerinin selamını veren bu adam kovulmalı, Sırpları zaten hiç sevmem vs.” Öyle ya o kadar inandırmışızdır ki kendimizi “Türkiye’de ırkçılık yok” söylemine, Emre Belözoğlu’nun söylediği gibi “Zenci dedim ama ırkçılık anlamında demedim.” Tanıl Bora’nın bu konuda vurguladığı nokta “sıradan ırkçılık” tehlikesidir, ırkçı dinamiklerle söylemiyor oluşunuz “ırkçılık” yaptığınız gerçeğini değiştirmez. (İlgilenenler için : http://www.radikal.com.tr/…/irkcilik_yok_ama_sahaya_yansimi… ). Tosiç’e tepki verirken ki söylemlerimizde de bu hususa dikkat etmemiz gerekir. Tosiç “Sırp ırkçısı” olduğu, “müslüman Boşnak” kardeşlerimizin katillerine sempati duyduğu için değil, en saf en yalın hali ile “ırkçı bir sembolü kullandığı” için eleştirilmelidir.
Gelelim bir başka tepki çeşidine; “Fenerbahçeli futbolcu Markoviç de Kosova Sırbistandır paylaşımı yaptı, Kezman bu selamı yıllarca verdi, onlar kendi futbolcularını korurken, takıma faydası olan kişilerin saha-dışı ile pek ilgilenmezken biz Beşiktaş olarak futbolcumuza zarar vermeye bayılıyoruz.”
İçerisinde birçok yanlış tezi barındıran bir tepki. Öncelikle yanlış, bir başka yanlış dayanak gösterilerek meşrulaştırılamaz ve meşrulaştırılmamalıdır. Bir başka konu ise sözü geçen camianın “Beşiktaş” oluşudur. Bu söylemi tarafı olduğum bir camiayı yüceltmek için kullanmıyorum. Beşiktaş, taraftarından kulüp yönetimine her zaman erdem arayışında olan bir takımdır.Tüm dünyaya bas bas “We are all Eto’o” diye bağıran, Ali Aydın’ın basına verdiği demeçte Pascal Nouma’yı “zenci” olarak nitelendirmesinin ardından, avazı çıktığı “Hepimiz hala zenciyiz” diye haykıran bir taraftarın futbolcuları arasında bir ırkçı görmek istemediği/istemeyeceği yeterince açıktır.
“Ramon ve İsmail yetersiz Tosiç’i göndermek Beşiktaş’a zarar verir.” görüşüne de üzülerek katılmadığımı belirtmeliyim. Bu kulüp 100.yılında sezon ortasında takım santrforunu etik kaygıları ile gönderdi. Tosiç’in ayrılması halinde kulübün zararı, kalarak Beşiktaş’ın ifade ettiği değerlere vereceği zarardan daha azdır.
Tosiç bu sezon kendi kalesine 2 gol atmıştı fakat kendine ve Beşiktaş kariyerine attığı en çirkin gol dün akşam ki hareketi oldu.