Galatasaray ve Fenerbahçe bugün Türk Telekom Arena’da karşı karşıya geliyor. Gerek ülkece içinden geçtiğimiz berbat günlerin, gerekse puan tablosunda oluşan farkın etkisiyle, derbi atmosferinin çok yoğun olarak hissedilmediğini söyleyebiliriz.

Evet puan tablosuna baktığımız zaman henüz 25 hafta geride kalmasına rağmen 20 puanlık bir fark görüyoruz. Bir tarafta şampiyonluğun iki adayından birisi olan Fenerbahçe, diğer tarafta mali, idari ve sportif anlamda çok kötü bir sezon geçiren, Galatasaray var.Tüm bu unsurlar birlikte değerlendirildiği zaman Fenerbahçe’nin karşılaşmaya favori çıktığını düşünebiliriz. Fakat unutulmamalı ki her derbi kendi hikayesini yazar ve her ne kadar klişeleşmiş olsa da derbilerin favorisi olmadığı bir gerçektir. Yakın tarihimizin en farklı derbi galibiyetinin alındığı 2002-2003 sezonunda Fenerbahçe Galatasaray’ı 6-0 yenmeyi başarmış, o sezonu Fenerbahçe 6. Bitirirken, Galatasaray 33. Hafta Beşiktaş’a mağlup olarak şampiyonluğu kaybetmiş ve sezonu 2. sırada bitirmişti.En çarpıcı örnek bu olmakla birlikte, benzer durumlarda favori gösterilen takımların galip gelemediği sayısız örnek ortaya konulabilir.
Galatasaray’ın bu karşılaşmada puan veya puanlar alabileceği yönündeki beklentim sadece Beşiktaşlı olmanın getirdiği temennilerden ibaret değil tabi ki. Bu yöndeki fikirlerimi başlıklar halinde açıklamak isterim;
1- TT Arena Faktörü

Türk Telekom Arena,Galatasaray taraftarının büyük desteği ile rakipler için her zaman bir cehennem atmosferi yaşatabilecek bir stadyum. Böylesine kötü bir sezon geçiriyor olmasına rağmen, Galatasaray’ın topladığı 39 puanın 25’i TT Arena’da kazanılmış durumda. Galatasaray Fenerbahçe’ye karşı Türk Telekom Arena’da son 5 karşılaşmada 4 galibiyet almış. Tek mağlubiyeti ise 22 Nisan 2012’de Süper Final karşılaşmasında. Yaklaşık 4 senedir iç saha karşılaşmasında Fenerbahçe’ye karşı galip geliyor. Her ne kadar olası kötü futbol veya mağlup duruma düşülmesi halinde bu faktörün tam ters etki yapma ihtimali olsa da yine de Galatasaray’ın bu karşılaşmada en büyük kozunun taraftar desteği olacağını düşünüyorum.
2- Sneijder & Riekerink Faktörü

Teknik direktör değişikliklerinin çoğu zaman özellikle ilk karşılaşmalara olumlu etki ettiği sıklıkla karşılaşılan bir durum. Galatasaray’ın yaşadığı teknik direktör değişikliğinin altında ise bu karşılaşma için ekstra katkı sağlamasını gerektirecek farklı durumlar söz konusu. Mustafa Denizli döneminde Sneijder’in hocasından memnun olmadığı ve bunu dile getirdiği sıkça medyada yer bulmuştu. Ve hatta yönetimin Sneijder’e Denizli’nin ardından yabancı bir hoca getirileceği sözü verdiği iddia edilmişti. Jan Olde Riekerink Ahmet Akcan’ın yerine alt yapının başına getirildiğinde, hemen hemen tüm basın kuruluşları, bu görevlendirmenin Sneijder’in tavsiyesi ile yapıldığından söz eden haberler yayınladı. Bu çıkarımın yapılmasında tabi ki en büyük sebep Sneijder ile Riekerink’in Ajax günlerinden kalma tanışıklığı. Riekerink Denizli’nin ardından takımın başına getirildiğinde ise takımın teknik direktörünün Sneijder tarafından belirlendiği söylentileri iyice ayyuka çıktı. Her ne kadar Sneijder yaptığı açıklama ile, yönetici değil futbolcu olduğunu ve çıkan haberlerin asılsız olduğunu belirtse de bu algının ortadan kaybolması oldukça zor görünüyor. Peki bu durumun olası sonuçları neler olabilir. Son 2 sezonda attığı 3 gol ile Galatasaray’ın Türk Telekom Arena’da Fenerbahçe’ye karşı elde ettiği galibiyetlerin mimarı olan Sneijder’in yarın ayrı bir motivasyonla sahada olacağı kesin. Riekerink’in göreve gelişinde Sneijder’in etkisi olup olmadığı bilinmez ama, ortaya çıkan bu durumun Hollandalıya yüklediği sorumluluğun sonucu olarak ekstra bir performans ortaya koyacağını düşünüyorum.
3- 1 Maç ile 1 Sezon

Galatasaraylı futbolcular, Avrupa’dan elendikleri, lig yarışına çok erken havlu attıkları bu sezonda Fenerbahçe galibiyeti ile üzerlerindeki baskıyı biraz olsun dağıtabileceklerini biliyorlar. Bu karşılaşmada ortaya koyacakları performansın taraftar gözünde çok değerli olacağı aşikâr. Sezon başından beri yaşanılan sayısız düş kırıklığının yanına bir de Fenerbahçe mağlubiyeti eklenirse sezonun geri kalanı herkes için çok sancılı geçecektir. İşin bir de başka boyutu var ki, Fenerbahçe’nin 4.yıldızı takma hedefine vurulacak bir sektenin, neredeyse sezon başından beri yaşanan tüm olumsuzlukları unutturacak kadar değerli bir adım olacağının herkes farkında. Hem bu sezonki kötü performansı biraz olsun affetirebilmenin, hem 4. Yıldızı formasında taşıyan tek camia olmanın gururunu en azından bir sezon daha yaşayabilmenin, hem de Arena’da Fenerbahçe’ye karşı kurulan üstünlüğü devam ettirmenin yolu bu karşılaşmada alınacak 3 puandan geçiyor. Tüm bu faktörlerin de Galatasaraylı futbolcular için ekstra motivasyon kaynağı olacağını düşünmek hiç de yanlış olmaz.
Tüm bu mental faktörler teknik / taktik çarpışmada ne kadar önemli unsurlar olur bilinmez. Ancak genel olarak herkeste var olan, Fenerbahçe’nin rahat kazanacağı algısının yanlış olduğu kanaatindeyim. Braga karşılaşmasında hakem tarafından katledilerek Avrupa Ligi’nden elenen Fenerbahçe’nin bu duruma nasıl tepki vereceği de derbi karşılaşmasının sonucunda doğrudan etki edecek bir faktör. Yaşanılan stres ve üzüntünün mental anlamda zarar verdiği bir Fenerbahçe ile karşılaşırsak, Galatasaray’ın bu karşılaşmada galip gelebileceğini düşünüyorum. Ancak olası bir ters etki ile, kenetlenen, hırslanan bir Fenerbahçe’nin, gerek kadro kalitesi farkı, gerekse şampiyonluk güdüsü ile bu karşılaşmadan galibiyetle ayrılması da hiç sürpriz olmaz. Sonuç ne olur bilinmez ancak en büyük temennimiz sahadaki futbolcuların, tribündeki taraftarlara örnek olacak, centilmence bir karşılaşma geçirmeleri. Tüm Türkiye’nin bu birlik ve beraberliğe çok ihtiyacı var. Yaşanılan acı olayların yanında sıradan bir futbol karşılaşmasının ne kadar önemsiz bir detay olduğunu unutmadan, dostane bir derbi geçmesi dileği ile her iki takıma da başarılar dilerim.
