Pandeminin gölgesinde biten geçen sezonun ardından, 2020-2021 sezonu pek çok belirsizlikle birlikte başladı. Aslında kimsenin ne hastalıkla ne de futbolla ilgili öngörebildiği kesin bir bilgi yokken ortada, tabir caizse “hadi bir başlayalım da gerisi gelir” dercesine eylül ayında açtık sezonu.
Sezon başında pek çok öngörülemeyen konu varken, aslında biz Beşiktaşlıların takımla ilgili tahminleri vardı. Geçtiğimiz sezon toplam 9 maçta 280 dakika süre alan Aboubakar, Zulte-Waregem’de biraz kıpırdansa da giderken ki hali malum olan Larin ve Fiorentina’da sezonu 21 maçı 1 gol 1 asist ile geçiren Ghezzal’dan oluşan hücum hattı ile çok da ışıldadığı söylenemezdi Beşiktaş’ın. Üzerine 25 Ağustos’tan 4 Ekim’e kadar 40 günlük bir sürede 6 maça çıkıp bu süreci tek galibiyet ve elden kaçan Avrupa biletiyle geçince hem homurdanmalar hem de “ben demiştimler” başlamıştı bile.
Mart ayını bitirdiğimiz bugünlerde ise Beşiktaş rakiplerinin önünde ligin zirvesinde yer alıyor. Ancak benim bugün öne çıkarmak istediğim durum biraz farklı.
Beşiktaş bu sezon oynadığı 35 resmi karşılaşmanın 34’ünde rakip fileleri havalandırmayı başarmış. Gol atamadığı ilk ve tek karşılaşma ise 4 Ekim 2020 tarihinde oynanan Gençlerbirliği maçı. Yani Beşiktaş 5 aydır oynadığı 29 karşılaşmanın tamamında gol sevinci yaşamış durumda. Bu seri dikkatimi çekince hem rakiplerin durumlarını hem de geçmiş sezonlardaki şampiyonların durumunu inceleme ihtiyacı hissettim. Biraz tersten cleen sheet yorumlaması gibi oldu aslında J Aynı pencereden bakabilmek adına ise sadece lig karşılaşmalarını dikkate aldım.
Beşiktaş şu anda ligde oynadığı 29 karşılaşmanın 28’inde gol atmış durumda toplam gol sayısı 63, üstelik sadece 6’sı penaltıdan ve rakiplerden kendi kalesine gol ikram eden hiç olmamış. Beşiktaş’ın maç başına gol ortalaması 2,17, oynadığı karşılaşmalarda golle buluşma yüzdesi ise %97. Beşiktaş’ın ligdeki en yakın takipçisi olan Galatasaray ligde oynadığı 30 maçın 26’sında gol atmış. Toplam gol sayısı 61, gol yüzdesi 2,03 gol ortalaması ise %87. Ligde 3.sırada bulunan Fenerbahçe ve 4.sıradaki Trabzonspor ise 6’şar maçta gol atamayarak gol ortalamalarını %80’de tutabilmişler.
5 Büyük lig liderlerini incelediğimizde ise Paris Saint Germain 30 karşılaşmanın 25’inde(%83), Manchester City 30 karşılaşmanın 27’sinde (%90), Atletico Madrid 28 karşılaşmanın 23’ünde (%82), Inter 27 karşılaşmanın 26’sında (%96) golle buluşurken Beşiktaş’ı geçen tek ekip oynadığı 26 karşılaşmanın tamamında gol atmayı başaran Bayern Münih olmuş.
29.haftalar itibari ile geçtiğimiz 4 sezon şampiyonlarına baktığımızda,
2019-2020 Başakşehir (26/29) %90,
2018-2019 Galatasaray (25/29) %86,
2017-2018 Galatasaray (25/29) %86,
2016-2017 Beşiktaş (27/29) %93 yüzdelerini tutturmayı başarmışlar.
Zayıf rakiplere karşı tek maçta atılan fazla gol sayılarının toplam gol istatistiklerini olumsuz etkilediğini düşünenlerdenim. Dolayısı ile kaç karşılaşmada gol atabilmiş sorusunun cevabının bizi bir takımın hücum ısrarcılığı ve farklı tarz rakiplere karşı dahi başarılı olabildiği yönünde daha net bilgilere ulaştırabileceğini düşünüyorum. Sergen Yalçın’ın Abou Larin ve Ghezzal üçlüsünden aldığı ekstra verim dikkat çekici. Beşiktaş’ın gerek gol yüzdesinin gerekse Ekim ayından beri sürekli gol atıyor olmasının şampiyonluk yolundaki motivasyonun hem sonucu hem de kanıtı olduğunu düşünüyorum.

